KUŞLAR VE EDEBİYAT

Kuşlar hakkında, edebiyata dair…

ÇAYIRKUŞU – 2 –

-James Hogg-

19. yüzyılda Osmanlı basınında yayımlanan ikinci Çayırkuşu şiiri de yine Anglosakson edebiyatından bir çeviri şiir. Şiir, doğuştan bir çoban ve rençper olan İskoç James Hogg’a ait. Hogg, okumayı ve yazmayı seven bir çoban ve zaman içinde kendisindeki şair kumaşını fark edip işlemesini bilmiş. Bir tarlakuşunu, nam-ı diğer çayırkuşunu bir çobandan iyi tanıyan olmasa gerek. Bu gözlem üstünlüğü, ozan duyarlılığıyla birleşince tüm çayırkuşlarını kucaklayan bu şiir çıkmış ortaya. Şiiri Mustafa Kemal Türkçeye kazandırmış. Mustafa Kemal’in İrtika gazetesinde İngiliz edebiyatından yaptığı başka çeviriler de var. Ancak kendisiyle ilgili bundan fazla bir bilgim yok.

Daima şad ve hürrem [sevinçli ve şen], azad-ı keder olan mürg-i beyaban [çayırların kuşu]! Sahraların, meraların la-tenahiyesinde [uçsuz bucaksızlığında] senin için bir sabah-ı latif temenni eylerim.

Enmuzec-i saadet [mutluluk misali]! Aşiyanın mübecceldir [Yuvan yücedir]. Ah, seninle kırlarda yaşasam!.. Ebat-ı fesiha-yı fezada [uzayın enginliğinde] pençe-yi nermin [yumuşak pençe] şeklini andıran bulutlara akseden sûrudun [nağmelerin], bahşayiş-i tabiatla [doğanın merhametiyle], bülend ve vahşiyanedir [yüce ve yabanidir]. Jale-alud [çiye bulaşmış] bu kanatlarınla nereye şitabansın [aceleyle gidiyorsun]? Nağmen bala-yı asumanda [gökyüzünün üzerinde] tanin-endaz [çınlayan], şehbal-i emelin arzımıza doğru mail-i pervazdır [arzunun kanatları dünyamıza doğru uçmaya heveslidir].

Ovaların, pınarların, sebzin tarlaların, tepelerin, gündüzün müjde-res-i hulûlü olan afitab-ı şaşaa-piranın [gündüzün gelişinin müjdecisi olan ışıltılar saçan güneşin], sehabelerle kararmış müphemiyet-i muzlimenin fevkinden [bulutlarla kararmış o siyah belirsizliğin üzerinden], kavs-i kuzahların [gökkuşaklarının] kenarından, bir peri-yi musiki [müzik perisi] gibi süzülürsün…

Reng-i esmer şam ortalığı istila edince, hudayinabit [kendiliğinden biten] çiçeklerle bezenmiş o latif yuvana inersin…

Enmuzec-i saadet [mutluluk misali]! Aşiyanın mübecceldir [Yuvan yücedir]. Ah, seninle kırlarda yaşasam!..

Çeviri: Mustafa Kemal ,İrtika, sayı 28, s.113

Bird of the wilderness,
Blithesome and cumberless,
Sweet be thy matin o’er moorland and lea!
Emblem of happiness,
Blest is thy dwelling-place –
O to abide in the desert with thee!

Wild is thy lay and loud,
Far in the downy cloud,
Love gives it energy, love gave it birth.
Where, on thy dewy wing,
Where art thou journeying?
Thy lay is in heaven, thy love is on earth.

O’er fell and fountain sheen,
O’er moor and mountaingreen,
O’er the red streamer that heralds the day,
Over the cloudlet dim,
Over the rainbow‘s rim,
Musical cherub, soar, singing, away!

Then, when the gloaming comes,
Low in the heather blooms
Sweet will thy welcome and bed of love be!
Emblem of happiness,
Blest is thy dwelling-place –
O to abide in the desert with thee!

Posted on