
Kırlangıçlar, kuzeyde yaşadığımız kentlere, köylere; kırlara, dağlara, nehirlere, göllere, denizlere; yani mevsimsel döngünün bu evresinde yaşadıkları evlerine döneli çok uzun zaman olmadı. İlkbaharı, yazı ve sonbaharı onlarla birlikte geçireceğiz. Bu süre boyunca, özellikle de sabahları ve akşamları başlarınızı arada gökyüzüne kaldırmayı unutmayın. Bunu her üç yapışınızdan en az birinde bir tür kırlangıçla karşılaşmanız, onların şenlikli, coşkulu ve telaşlı uçuşlarına tanık olmanız çok yüksek ihtimal.
Göç denildiğinde belki birçoğumuzun aklına ilk gelen kuş kırlangıçtır. Kırlangıç kelimesi, kuş göçünün bir diğer adı olmuştur dersem çok abartmış olduğumu sanmam. İsimleri göçle müsemma bu kuşlar öteden beri insanların, bu arada sanatçıların şairlerin de ilgisini çekmiştir. Tespit edebildiğim kadarıyla edebiyatımızda ilk kırlangıç şiiri bir çeviridir. Hazırladığım doktora tezimde şiirle ilgili olarak şu bilgileri vermişim:
“Victoria dönemi Anglosakson yazar ve şairi Dinah Maria Mulock’un (Dinah Maria Craik) (1826–1887) “A Rhyme About Birds” adlı şiirinin 11 dizelik ilk kısmının düzyazı olarak çevirisidir. Şiir kuşlara yazılmış, bir çocuk tekerlemesi formundadır. Şiirde sırasıyla kırlangıç (Swallow), ardıç (Thrush), bülbül (Nightingale) ve çayırkuşu (Lark) kuşları için yazılmış dört bölümden oluşur. Muhyiddin, bu şiirin kırlangıç için olan ilk bölümünü çevirmiştir.” (Akkaya, s.192, 2019)
Yukarıda tespit edildiği üzere Muhyiddin şiirin çevirisini düz yazı olarak yapsa da bu çeviri manzum özellikler taşımaktadır. Çeviride seslerin oluşturduğu ahenk ve müzik hemen kulağa çarpar. Bu yüzden sizlere tavsiyem Muhyiddin’in kelimelerini, anlamasanız da yüksek sesle okumanızdır.
Aşağıya şiirin orijinalini, Muhyiddin’in çevirisini ve benim gündelik Türkçeye aktarımımı koyuyorum. Keyifli okumalar:
Küçük bir kırlangıca dedim ki: “Aşiyanından uzak bir mahalde, saçaklara sarılmış sarmaşıklar altında kimi arıyor, kimi takip ediyorsun?!.
Benim taîr-i fikrim senden daha seriü’l-tayerandır. O bir lane-yi rakike maliktir ki orada per-i vebalini indirir istirahat-güzin olur. O lane-yi rakik safdil bir duhter-i melek-simanın sine-yi seminidir. Taîr-i fikrimin asumanı ise onun sehab-ı hazin ve kederden âri olan cebin-i saf ve münevveridir.” (Muhyiddin, çev. Musavver Terakki, 17, 22.02.1889)
GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ İLE YENİDEN YAZIMI
Kırlangıca laf attım, dedim;
“Yuvandan dışarıda,
Ki sarmaşıklarla sarılı bir saçak altında,
Kimi beklemektesin!
Bilmelisin,
Düşüncelerimin kanatları
Senin kanatlarından hızlı;
Senin yuvandan çok daha yumuşak,
Kanatlarını toplayıp dinlendiği yuva.
Güzel yürekli bir kadının göğsünde çünkü,
O kadının bulutsuz kaşlarıdır gökyüzü.”
Kırlangıç, kırlangıç Kimi beklemektesin?
(Aktaran: T. Murat Akkaya)

