
Bülbüller bahçelerimizde, koruluklarda, çalılarda, söğüt ve kavak ağaçlarında şarkılarını söylemeye devam ediyor. Ben bu sıralar bir yandan bulunduğum mahallerde, kuş gözlemeye gittiğim arazilerde fiziken onların peşindeyim. Öte yandan bülbüller zihnen de beni meşgul ediyor. Akademik bir çalışma kapsamında 19. yüzyılda Türkçe yayımlanmış kitap, gazete ve dergilerde yer bulmuş kuş gözlemciliği, ornitoloji ile kuşlar ve edebiyat konulu yazıları derlemekteyim. Dolayısıyla bu iki uğraşın yarattığı etkiyle ruhen de bülbüllerle hemhâlım.
Bu yazımda bugün Hacettepe Üniversitesi Beytepe kampüsünde çektiğim bir bülbül fotoğrafıyla birlikte Mehmed Celal’in kaleme aldığı küçük bir bülbül şiirini paylaşacağım. Söz konusu yazı 2 Mart 1893 yılında Resimli Gazete adlı dergide yayımlanmış. Şiir, yuvasında bir bülbül resmi ile verilmiş.
Bu dizelerin sahibi, “Yeni Türk Edebiyatı” kanonunda ara nesil olarak adlandırılmış ve kabul görmüş olan gruba dahil Mehmed Celal. Yaşadığı karşılıksız aşk ve onun ardından evlendiği kadının doğum yaparken ölmesi, onu oldukça santimantal, melankolik ve kederli bir insan yapmış. Bir süre alkolizm tedavisi görmesine rağmen kırk beş yaşında hayata gözlerini yummuş. Meraklısı için, Mehmed Celal’in Kuşdili’nde adlı romanının İş Bankası tarafından geçen sene yayımlandığını söyleyelim. Ayrıca Mehmed Celal, Fatih Andı’nın İstanbul Üniversitesinde yaptığı doktora tezine de konu olmuş. Dileyen bu teze şu linkten ulaşabilir: http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/21089.pdf
Aşağıdaki dizelerden ve resimden keyif almanız dileğiyle…
Bülbül
Safa-yı asl-ı baharı semaya anlatıyor
Bakın şu bülbüle şevk ve mesar şairidir
Zemini taze çimendir seması yapraklar
Çiçeklerin arasında bahar şairidir.
Mehmed Celal
Günümüz Türkçesiyle söylenişi:
Bülbül
Bahar mevsiminin gönencini anlatıyor gökyüzüne
Bakın şu bülbüle, arzunun ve sevincin şairidir
Yeri çimen göğü yaprak
Çiçeklerin arasında bahar şairidir.
Sadeleştiren: T. Murat Akkaya
