KUŞLAR VE EDEBİYAT

Kuşlar hakkında, edebiyata dair…

Dört Küçük Angıt Yavrusu ve Doğal Yaşam Döngüsü

T. Murat Akkaya, Uyuz Gölü, 12.05.2023

(13.05.2023 Tarihli Gözlem Notundan)
Doğanın büyülü, baş döndürücü döngüsü insan ve faaliyetlerine rağmen sürüp gidiyor. Kimi yeni yavrular bu sene de yeryüzündeki yerlerini aldılar, yaşıyorlar ve doğal ölüm gelene dek doğal yaşamın peşindeler. Bu angıt yavruları, bahar ayının gölgeli gökyüzünün gölgeli sularında benden, yani muhtemel “ölüm”den kaçarak, annelerine yani “dirim”e ulaşmaya, hayatta kalmaya çalışıyorlar. Onları korkutmuş olduğuma üzülüyorum elbette, ancak kaçmaları gereken canlı türü olduğumu bilmeleri de güzel. Bu onların yaşam sürelerini uzatacak büyük bir olasılıkla.

Kendi dışımızdaki canlılarla ölüm-dirim ikileminden başka türde bir ilişki kurabiliriz, kurmalıyız. Bu ilişki hem mümkün hem gerekli. İnsanın doğada yırtıcısı yok, ama insan her canlının yırtıcısı. Yırtıcı tarafımızı nötralize ederek doğanın tüm canlılarıyla bir arada, dengeli ve uyumlu yaşayabiliriz. Doğanın yazılı olmayan anayasasında adaletli ve doğal hukuka uygun olan da bu. Hem sadece bu da değil. Doğal olmayı, doğanın bir parçası olabilmeyi becerebilmek keyifli de, güzel de, haz verici de.

Fotoğraftaki angıt yavruları muhtemelen 50-60 günlük. Genel olarak mart başında yumurta bırakan angıtların kuluçka süresi 28-29 gün. Yavruların tüylenmesi de yaklaşık 50 günü bulduğundan, bu yavruların yaşlarıyla ilgili tahminim çok şaşmayacaktır. Yeryüzüne yeni gelen, yaşam serüvenlerine yeni başlayan bu yavrular hayatta kalabilirlerse eğer, yaklaşık 2 sene sonra yeni angıt yaşamlarına sebep olabilecek, üreyebilecek düzeye ulaşacaklar. (Kaynak: trakus.org)

Kıyıda durup uzaklaşmalarını izlediğim, ama uzaklaşmadan önce de “fotoğraf” refleksiyle birkaç görüntülü kayıtlarını almaya çalışmaktan da geri durmadığım angıt yavrularına doğal bir yaşam ve yaşam süresi diliyorum.

Posted on